Abdurrahman Akkuş
Merhaba, ben Abdurrahman Akkuş. 12.10.1990 Konya/ Seydişehir doğumluyum. İlkokulu ve liseyi memleketimde tamamladın. Halen Fatih Üniversitesi genetik ve biyomühendislik 2.sınıf öğrencisiyim. Yazı yazmakla alakam lise yıllarındaki kitap yazma hevesimle başladı. Uzun bir süredir şiir ile ilgileniyorum ve son olarak on5yirmi5.com da yazmaya başladım ve halen yazmaktayım.
etiketler: abdurrahman akkuş hayat kadını timurtaş hoca Timurtaş Hoca’yı bilir misiniz? O, 2000 yılında aramızdan ayrılan çok muhterem bir insandı. İslami ahlakı en güzel bir biçimde anlatan, dini hurafe içinde boğmadığı gibi kendi isteği doğrultusunda saptırmayan bir insandı (Allah ondan razı olsun).
Onun değindiği göz ardında kalan, bilinçaltımıza bilinçlice yerleştirilen onca kelime içinden bir kelime grubu bu: “Hayat kadını”. Soruyor muhterem hoca neden fahiş bir işle uğraşan bir insana sanki normal hayat düzeninin bir parçasıymışçasına böyle bir ünvan verilir? Gerçekten de ilginç bir yaklaşım değil mi fuhuşa verilen bu prim?
Sanmayın ki bu tür bilinçaltımıza sokulan tek virüs bu kelime grubudur. Aslında hayatımızın her noktası bu casuslarla dolu. O kadar fazlalar ki artık biz bile onların olması gereken yerlerde olduklarına kanar olmuşuz.
Daha çok değil, birkaç gün önce bir sosyal paylaşım sitesinin birinde karşılaştığım bir video da bunu destekler nitelikteydi. Video, bizlere Yeşilçam yapımı birçok filmin nasılda hocaları, hacıları, İslamı kötülemek amacına hizmet eden materyaller olduğunu göstermek istemiş. Gerçekten ben bile videoyu izlerken oradaki örnekler yüzünden şok oldum. Özellikle “Vurun kahpeye” –pardon “Vurun hayat kadınına” demem gerekirdi- filminden alınan parçalardaki hoca tasviri tüylerimin diken diken olmasına neden oldu. “Vahşi hoca!” demekten ben bile kendimi alamadım.
Günümüzden verilebilecek örnek yok mudur? Elbette vardır. Dizilerimiz ne güne kalıyor değil mi? Açıkça fuhşu tasvip ediyoruz demiyorlar ama her hafta bir öncekinden pişkin yayın yapıp bunları iyiden iyiye sıradanlaştırıyorlar. Bugün artık öpüşmek sevginin ifadesi, sevgili olmanın şartı! Tecavüz gündelik hayatımızın doğal bir parçası! Öyle ki cinsellik eskiden telafuz edilmeye çekinilen bir kelimeyken, söylerken ar duyulurken, simdiki yeni yetmeler dahi mevzuyu çoktan aşmış.
Uzun lafın kısası fahiş olan herşey “hayat”mış gibi gösteriliyor. Bu yapılan propagandalar “hayat” oluyorsa, peki biz durumda ne olmaya itiliyoruz?
Son Güncelleme 24 Kasım 2011 | 11:15