Abdullah Öz
Merhaba ben Abdullah ÖZ. Fatih Üniversitesi İngilizce İşletmebölümü dördüncü sınıf öğrencisiyim. İlk ve orta öğrenimimi Konya Seydişehir’de tamamladım. Yazı yazmaya yaklaşık beş ay önce başladım. Her ne kadar daha önce de yazı çalışmalarım olsa da ilk ciddi yazılarımı burada (www.on5yirmi5.com) yayınladım. Ayrıca diğer bazı sitelerde(www.samiertan.com, www.seydisehirhaber.com ) de yazılarım yayınlanıyor. Yazılarımın içeriğini özellikle Kur’an’ı ve resulullah’ı doğru anlama ve hayata taşıma üzerine kurguluyorum. Çünkü bu kitap kesinlikle öğüt alınsın diye gönderildi. (kamer 17) Peygamber ise örnek alınsın diye... (ahzab 21) Ayrıca Sosyoloji ve Siyaset ile de ilgileniyorum. Kendimi ise ne bir parti ne bir grub ne bir cemaat ne de bir milliyet üzerinden tanımlarım. Rabbim benim kimliğimi Hac suresi 78’de nasıl tanımladıysa ben de kendimi öyle tanıtırım.
etiketler: abdullah öz omaira Omaira yokluğunda ben kendimi var sanmışım.Var olduğunu duyunca “yok” olduğumu anladım.Sen yokken kızını diri diri toprağa gömen Arabi gibi bende gömmüşüm benliğimi bir hiç “izm” tağutuna.
Sen yoktun Omaira.Afrikalı yamyam hemcinsini yemek için öldürürken ben de öldürüyordum hemcinsimi Filistin’de,Irak’ta,Afganistan’da fakat amaçsızca...Sadece öldürüyordum. Demek ki yabani bir Afrikalı kadar bile değilmişim.
Senin tanrın vardı Omaira...Biz ise kendimizi tanrısı sanıyorduk insanlığın.Senin tanrın ‘bir’miş Omaira yeni öğrendim.İnsanları çok severmiş,insanlarda çok severlermiş onu ,sende severmişsin.Omaira! Tanrın beni de sever mi? Ondan af dilesem,özür dilesem,ondan başka tanrı olmadığını haykırsam affeder mi beni? Sence Omaira affeder mi?
Omaira!... sen sevdin beni umarım tanrında sever.Sen onu hep en büyük ve affedici diye tanıtıyorsun bana.Ondan af diliyorum o zaman.Ve diyorum ki: “beni affet ey Omaira’nın tanrısı!” Kabul edecek değil mi Omaira?
Sen ona “Allah’ım!”diye hitap ediyorsun.Ben utanıyorum ona “Allah’ım!” demeye. Çünkü o senin tanrın,seni çok seviyor biliyorum,çünkü sen onu çok seviyorsun.Ben ise çok günahkarım Omaira.Bu yüzden “Allah’ım!” diyemiyorum,başımı kaldırıp ellerimi açıp istemeye utanıyorum.Fakat sen umut veriyorsun bana her defasında ve: “sen öyle bir günah işlerim,Allah bile affedemez mi diyorsun,onun affedemeyeceği günah yoktur” diyorsun, umutlanıyorum. Acaba affedebilecek mi?...
Ey Omaira! Seni takip ediyorum günlerdir.Her zaman yalnız bir kitabı okuyorsun.Ve şu an yine o var elinde. “Başka kitap bilmez misin sen?, ne okuyorsun?” diyorum. Sen: “Kur’an okuyorum,Rabbim bana hitap ediyor bu kitapta”diyorsun. Ben “Kur’an nasıl birşey ki başka kitaplara benzer mi?” diye soruyorum.Sen “hayır benzemez,o çok farklıdır” diyorsun.Ve okumaya devam ediyorsun, sesli ve içten.Ve bende dinlemeye koyuluyorum seni.Okurken birden duraksıyorsun ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyorsun.Ben ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.”niçin ağlıyorsun?” diyorum.Sen: “dedim ya bu Kur’an çok farklı,bak işte dinle beni” diyorsun ve seni duygulandıran hıçkırıklarla ağlatan şeyi okumaya başlıyorsun: “eleysallahü bi kafin abdah...” ve tekrar gözyaşlarını bırakıyorsun boşluğa.Ben “anlamadım,ne demek bu?”deyince sen şöyle cevaplıyorsun: “hiç Allah kuluna yetmez mi?...” O anda sanki kaynar sular boşalıyor üstümden.Bütün üzüntümü, kederimi alıp götürüyor bu söz. “Allah beni de affetti herhalde,bak sana bu sözü sanki benim için söylemiş” diyorum. “Hiç Allah kuluna yetmez mi?...” Sen başınla tasdikliyorsun beni, bende başlıyorum ağlamaya hemde hıçkırıklarla. Gözyaşlarımız karışıyor birbirine,bunlar belkide sevinç gözyaşlarımız...
Son Güncelleme 9 Ocak 2012 | 10:58