"İyi ki Bereket Konvoyuna katılmışım"


Bereket Konvoyuna katılan gençlerden biri olan Furkan Cömert duygularını on5yirmi5 için yazdı.

bereket konvoyugostivarfurkan cömert

9 Eylül 2011
2005 yılında Bayrampaşa Belediyesinin önderliğinde büyük uğraşlarla oluşturulan ve bir sosyal sorumluluk projesi olan Bereket Konvoyu tam yedi yıldır ’’70 kişilik gönüllü ekip, 4 tır, 2 otobüs, 4 minibüs,1 jeneratör aracı ve 1 canlı yayın aracı ile Balkan topraklarını karış karış gezerek soydaş ve yurttaşlarımızla gönül ve sanat sofralarında buluşarak, iz bırakmaya devam ediyor.  Konvoya katılan gençlerden biri olan Furkan Cömert, orada yaşadıklarını ve duygularını on5yirmi5 için yazdı.
Furkan Cömert’in Kaleminden;
GOSTİVAR
Bereket konvoyu; Kardeşlik sınır tanımaz ekibi olarak 16 Ağustos 2011 sabahı program için konvoy olarak Gostivar’ın yolunu tuttuk. Ekip içinde memleketini ilk defa görecek olan iki insandan birisi bendim. Ben Gostivarlıydım ve burada yapılacak program benim için biraz daha fazla önem arz ediyordu. O gün Gostivar merkeze vardığımızda ekip başkanımız Selim ağabeyin izniyle biraz etrafı gezecektim. Kendi kökenimi bulmak benim için zordu, bizim ailenin yaşlıları rahmetli olduktan sonra insanlarla bağlantımız kesildi. Tek bildiğim Gostivar da eski bir park olduğu, parkın yanında büyük bir hastane, hastanenin karşısında ayakkabıcı, üstü bar olan bir yer. Böyle bir yeri bulursam eğer, benim rahmetli dedemin Gostivarda ki evini bulacaktım. Etrafa bakınmaya başladıktan biraz sonra insanların Türkçemizi iyi konuştuklarını anladım ve kaybolmayacağım konusunda rahatladım. Gostivar merkezden 2 km uzaklıkta olan parkı ve yanındaki Merkez Hastanesini buldum.
Tek sorun ayakkabıcıyı düzgün kestirebilmekmiydim çünkü cadde boyu yaklaşık 10-15 adet ayakkabıcı dükkanı bulunmaktaydı. Sıkıntım bununla da bitmedi çünkü iki sene önce var olan bir mekân büyük ihtimalle kapanmıştı. Tek tek bütün dükkanlara girip soruyordum. Bizim eski soyadımız olan Kurtişağaları tanıyor musunuz diye en yukarıdaki dükkan en aşağıya, en aşağıdaki dükkan ise yukarı yönlendiriyordu. Bir ayakkabıcıda genç bir arkadaş vardı bir ihtimal ya ona da sormak istedim. Arkadaş bana kendisinin tanıyamayacağını ancak babasının burada çok eski olduğunu onun kesin tanıyabileceğini söyledi. Bir umut babasının gelmesini beklemeye başladık. Ancak babası geldiğinde tanımıyorum yanıtı aldım ve akrabalarımı bulabileceğim konusunda biraz umutlarım tükenmeye başlamıştı. Arkadaşla beraber dükkanları gezmeye başladık ve yolun aşağısındaki başka bir ayakkabıcıya girdik. Oradan da olumsuz yanıt alınca, bütün dükkânlara sormaya başladık ve bir telefoncuya girdik. Benim için o ana dek sıradan bir telefoncu kalacaktı. Ama içeri girdik ve sordum; “Kurtişağaları tanıyor musunuz” diye. “Tanımıyorum” dedi. Nereden geldiğimi sordu. İstanbul, Bayrampaşa’dan dedim. Sağmalcılardan mı? diye sorunca da “ Evet” dedim. “Halit Cömert’i tanıyor musun” dedi. Amcam dedim. Ali Cömert’i tanıyor musun dedi. Evet rahmetli babam dedim. “Oğlum ben 20 sene evvel senin babanın cenazesine İstanbul’a geldim. Babanın küçüklükten yakın arkadaşıydım” dediğin de ise Gostivar’ı kendime iyice sahiplenmeye başladım ve inanılmaz duygular içine girdim. Bana ailenin yakın dostları olan Mengalar’ın evini tarif etti ve Mensur Menga’yı bulursan onlar sana yardımcı olur dedi. Merkez Hastanenin karşısındaki ayakkabıcıda, uzun sürek arkadaşın babasını beklediğim yerde, bu sefer Mensur Mengayı beklemeye başladık. Çok fazla beklemeden yanıma bir ağabey geldi ama Kurtişağaları tanıma konusunda ondan da olumsuz yanıt aldım. Bana çocuk madem buralara kadar geldin aileni bulmak istedin, bizde senin ailen sayılırız gel seni biraz gezdirelim buraları ister misin dedi. Benden hevesli bir şekilde seve seve yanıtını alınca, kalktık parkta yürümeye başladık. “Bak şurada 4 tane amca oturuyor onlardan biri benim babam, gel çocuk birde onlara soralım belki bilirler” ifadelerini kullandı.Tamam dedim. Yanlarına oturduk ve tanıştık. Ve sohbete başladık. Nereden geldiğimi ve Gostivarda neler yaşadığımı onlara da anlatınca. Onu tanır mısın bunu tanır mısın derken meğersem orada bizimkilerin Kurtişağalar diye değilde Kurtiş olarak tanındıklarını anladım.
Dedemlerin en yakın arkadaşını bulmuştum. Dedemin evini sorduğumda, o ilk beklediğim, arkadaşın babasını ve Mensur Mengayı beklediğim dükkan, meğer dedemlerin eviymiş. Çok şaşırmış heyecanlanmıştım.
İnanılmaz bir şeydi benim için. Uzunca bir sohbetin ardından ailemin geçmişini ve dedeme sormaya fırsat bulamadığım birçok sorunun cevabını artık biliyordum. Gostivarı gezdikten sonra program alanına arkadaşlarıma yardım etmeye geri döndüm.
Hala bunun mutluluğu yaşamaktayım ve ömür boyu yaşayacağıma inanıyorum.
İyi ki Bereket Konvoyuna katılmışım.
 
 

 

Ekran : Web | Mobil Versiyon : "İyi ki Bereket Konvoyuna katılmışım"
Yorum için üyelik zorunlu değildir
Aktif anket bulunmuyor