twitterfacebook

Kapalıçarşı'nın gizli hazineleri


Bugünlerde restorasyon çalışmaları ile gündeme gelen Kapalıçarşı, yapıldığı 1461 yılından beri ticaretin, siyasetin, sosyal hayatın kalbinin attığı yer. Deyim yerindeyse, dünyanın ayakta kalan en eski ve büyük alışveriş merkezlerinden.

Mishak Oskanyan (Sadekâr)

Geçmişten günümüze ticaret hayatına yön veren çarşı, büyük yangınlara, depremlere rağmen yüzyıllardır ayakta. İşte yaklaşık 20 bin kişinin çalıştığı bu kapalı kutunun içinde değerli mücevher, eşya ve eserlerin yanında insan hazineleri de var. İşlenen kumaşlar, mıhlanan yüzükler, örülen kilimlerle Kapalıçarşı geleneğini kuşaktan kuşağa aktaran emektarlar. Hepsi birbirinden önemli ustaların yetiştiği çarşı her geçen gün bir zanaatın daha son neferini kaybediyor. Artık makineler tarafından yapılan ürünlerin el işçiliğine tercih edilmesine rağmen, işten anlayan ustalar rızıklarını çıkarıyor. Bu da onlar için bir şükür vesilesi: “Kapalıçarşı bize Allah’ın bir lütfu.”

Mishak Oskanyan (Sadekâr): 75 yaşında sadekâr (taşlı, taşsız mücevherlerin altın, platin gibi madenlerden yapılmış ham kısımlarını üretir). İlkokuldan sonra Kapalıçarşı’ya akrabalarının yanında çırak olarak çalışmaya başlamış. Askerlikten sonra Çuhacı Han’da kendi dükkânını açan Mishak usta 20 yıl önce dükkanını Zincirli Han’a taşımış. Emekliliğinden sonra ise dükkânı mıhlayıcılık yapan oğluna devretmiş.

Mishak Oskanyan (Sadekâr)Geçmişten günümüze ticaret hayatına yön veren çarşı, büyük yangınlara, depremlere rağmen yüzyıllardır ayakta. İşte yaklaşık 20 bin kişinin çalıştığı bu kapalı kutunun içinde değerli mücevher, eşya ve eserlerin yanında insan hazineleri de var. İşlenen kumaşlar, mıhlanan yüzükler, örülen kilimlerle Kapalıçarşı geleneğini kuşaktan kuşağa aktaran emektarlar. Hepsi birbirinden önemli ustaların yetiştiği çarşı her geçen gün bir zanaatın daha son neferini kaybediyor. Artık makineler tarafından yapılan ürünlerin el işçiliğine tercih edilmesine rağmen, işten anlayan ustalar rızıklarını çıkarıyor. Bu da onlar için bir şükür vesilesi: “Kapalıçarşı bize Allah’ın bir lütfu.”

Mishak Oskanyan (Sadekâr): 75 yaşında sadekâr (taşlı, taşsız mücevherlerin altın, platin gibi madenlerden yapılmış ham kısımlarını üretir). İlkokuldan sonra Kapalıçarşı’ya akrabalarının yanında çırak olarak çalışmaya başlamış. Askerlikten sonra Çuhacı Han’da kendi dükkânını açan Mishak usta 20 yıl önce dükkanını Zincirli Han’a taşımış. Emekliliğinden sonra ise dükkânı mıhlayıcılık yapan oğluna devretmiş.

Şişko Osman (Şenel), (Halıcı)Dedeleri uzun yıllar Kapalıçarşı’da halıcılık yapan Şişko Osman 1970 yılından beri burada. Halıcılar Sokağı’ndaki dükkânında yan komşusunun adı da Osman olunca karar almışlar; biri Şişman Osman diğeri Şişko Osman olmuş. O gün dükkânının adını da Şişko Osman Halıcılık olarak değiştirmiş. 80 yaşındaki Şişko Osman, sağlığı elverdikçe çalışacağını söylüyor.

Şemsettin Güngör (Halıcı)Dedesi, babası ve amcaları 1918’den beri Kapalıçarşı’da halıcılık yapıyor. 6 yaşındayken Kadırga’daki evlerinden tek başına yürüyerek Kapalıçarşı’ya gelmiş. Okul hayatı boyunca tatilleri çarşıda geçen Güngör, 1954 yılında askerlik bitince dükkânın başına geçmiş. O yılki büyük Kapalıçarşı yangınında dükkânı kül olmuş. Şimdi 80 yaşında ve hâlâ işinin başında.

Abdurrahman Aşçıgil (Bekçi)1961 yılından beri Kapalıçarşı’da. Parça deri satışından hamallığa kadar birçok iş yapmış.77 yaşındaki Abdurrahman amca 30 yıldır Kızlarağası Han’ın vardiya bekçiliğini yapıyor.

Mayk Zıngık (Kalemkâr)İlk defa 1979 yılında babası ile beraber çıraklık için Kapalıçarşı’ya gelmiş. 57 yaşındaki usta, maden üzerine motifler çiziyor, isteğe göre oyarak şekil veriyor. Zıngık, çırak bulamamaktan şikâyetçi: “Hayalimde hep iyi bir kalemkâr olmak vardı. Eskiden ustalarımızdan çok korkardık ama o denli de severdik. Çünkü bize mesleği öğretiyorlardı. Şimdi mesleği öğretecek çırak bulamıyoruz.”

Güngör Baltaoğlu (Kuyumcu)1949 yılında 13 yaşındayken çırak olarak babasıyla Kapalıçarşı’ya gelmiş. On numara kuyumculukta mesleğin iptidai olduğu zamanlarda öğrenmiş takı üretmeyi. Askere gitmeden Zincirli Han’da kendi dükkânını açan Güngör usta şimdilerde Kızlarağası Han’daki atölyesinde kendi tasarımlarını üretiyor.

Bedros Muradyan (Kalıp ustası)52 yaşında, pres kalıpçısı. Değerli madenlerden yapılan rozet, madalya, mühür gibi eşyaların el işçiliği ile kalıplarını çıkarıyor. Babası Ohannes Muradyan’dan kalan dükkana 7 yaşından beri gelip gidiyor. Teknolojinin gelişmesi işlerini azaltsa da el işçiliğinin farkını bilen müşteriler Bedros ustayı buluyor.

Mehmet Öztekin (Gramofoncu)Nam-ı diğer Gramofon Baba, 71 yaşıda. 1940’lı yıllardan beri Kapalıçarşı’nın Lütfullah Efendi Kapısı çıkışında. Vitrini, rafları, masaları gramofonla ve gramofon parçalarıyla dolu dükkânın içinde hayatını sürdürüyor.

/Scripts/lib/jquery-2.0.0.min.js