Malcolm X’in Portresi

Bugün 21 Şubat 2015. Bizim ‘siyah prens’imiz Malcolm X’in şehit edilişinin 50. yıldönümü.

İNANÇ .
malcolm x’in portresi
ABD’nin başını çektiği bir çete tarafından suikaste kurban gittiğinde yeni kıta’da İslam’ın temsilcisi, Müslümanların lideri konumundaydı. Habeşli değilse de Afro-Amerikalı bir Bilâl’di. Allah’a verdiği sözden dönmedi.

Kardeş Malcolm’un bilinen 40 yıllık hayatının öncesine ve sonrasına odaklanan, erişilebilmiş FBI raporlarından alıntılar barındıran, 16 kurşunla onu susturmaya çalışanların yanıldığının resmi olan bu dosyayı istifadenize sunuyorum.

Bir taş at, dedi, attık.
Bir şiir ateşle dedi, ateşledik.
Şehitleri an, dedi, şimdi onu anıyoruz.

Mehmet Ali Başaran

 

1.

Aşırı sigara, alkol ve uyuşturucu tüketimi, uyuşturucu satıcılığı, yasadışı kumar organizatörlüğü, dolandırıcılık, hırsızlık, silahlı soygunculuk, zina, fuhuş ve kadın pazarlamanın da içinde olduğu çetelerde tümüyle dibe vurmuş ve hapsi boylamış bir sokak serserisiyken 20. Yüzyılın en önemli Müslüman önderlerinden biri haline gelen sıra dışı bir şahsiyet: Malcolm X.

Kavga dolu, hızlı hayatı acılar ve arayışlar içinde geçti ve bir suikastle neticelendi.

Hidayeti ve hürriyeti miras bırakmış El Hajj Malik el Shabaz (Hacı Malik Şahbaz) nam-ı diğer Malcolm X’i şehit edilişinin 50. yıldönümünde hatırlatmak istiyoruz.

2.

1492 yılında Kristof Kolomb Amerika’ya ulaştıktan sonra Avrupa’dan bu kıtaya göçler başladı. “Yeni” kıtada Amerikan yerlileri olan Kızılderililer yaşamaktaydı. Avrupa kökenli beyazlar 1800’lerin sonuna dek, yaklaşık 400 yılda, 70 milyon Kızılderiliyi katlederek, devasa bir soykırım sonucu Amerika’ya yerleşip egemenlik kurdular.

Dünyanın her yerinden insanlar beyazların diyarı bu yeni kıtaya göç ederken Siyahderililer Afrika’dan zorla, köle olarak getirildiler. 16. yüzyılda başlayan köle ticareti 19. yüzyıla dek sürdü. Siyahlar, “özgürlükler ülkesi” Amerika’da ilk üç yüzyıllarını köle olarak geçirdiler. Kısa bir süre ikinci sınıf insan muamelesi gördükten sonra ancak 1965 sonrasında beyazlarla eşit haklara sahip olmaya başladılar. Dört yüzyıldır yaşadıkları yerde, diğerleri gibi vatandaş olmak hakkını yeni elde edebildiler.

Bugünkü parlak görüntünün ardına bakıldığında, Amerika’nın siyah vatandaşlarının kadim -beyaz anglo-sakson protestan- vatandaşlarla halen tam olarak eşit olduklarını söylemek pek kolay olmasa gerek.

Bir Afro-Amerikalı olan Malcolm X, işte böyle bir dünyada 1925 ila 1965 yılları arasında yaşadı. Bilhassa çocukluk ve gençlik dönemini ırkçılığın ve ayrımcılığın ağır zulmü altında geçirdi. Siyah olmanın zorluğuna, siyahların hakları için mücadele eden bir ailede doğmanın zorluğu ilave edilmişti.

3.

Ataları vatanları Afrika’dan zorla getirilip köleleştirilmişti. Üç yüzyıldan fazla süren muazzam bir sömürünün neticesi olarak dinlerini, dillerini, kültürlerini, kim olduklarını ve nereden geldiklerini unutan milyonlarca siyahtan biri olarak 19 Mayıs 1925’te Amerika’nın Nebraska eyaletinin Omaha şehrinde doğdu Malcolm Little. Adını anne babası vermişse de soyadını, onları köklerinden kopartan beyaz köle efendileri vermişti.

Malcolm, siyahların koynundaki derin uykusundan uyanıp kimliğini bulmak üzere yola çıktığında ilk iş olarak köle efendilerinin verdiği soy ismini reddetti ve kendini Malcolm X olarak kabul etti. Matematikte X bilinmeyeni ifade etmekteydi ve Malcolm kendini bulmaya niyet etmişti. Kendini ve kendisiyle birlikte Amerika dedikleri yerde kaybolmuş 22 milyon Siyahderiliyi.

1920’lerde Amerika’da en çok konuşulan siyah, Jamaikalı karizmatik bir eylemci olan Marcus Garvey’di. Karayipler, Orta Amerika ve İngiltere’de gazetecilik yapmış bir matbaacı olan Garvey, ilk ciddi siyah hareketin öncüsü konumuna sahipti. 1914 yılında Dünya Siyahlarını Geliştirme ve Koruma Derneği ve Afrika Toplulukları Birliği’ni kurmuştu ve siyahları, anavatanları olan Afrika’da tek millet olarak devletlerini kurmak için mücadeleye çağırıyordu.

Garvey 1918 yılında kurduğu Zenci Dünyası (“Negro World”) adlı gazetedeki yazılarında ve Afrika-Amerika-Avrupa seyahatlerinde yaptığı konuşmalarda Pan-Afrikanist görüşlerini kitlelere aktarıyordu. Siyahların kendilerini sürgündeki soylular olarak görmeleri ve kendi eğitim ve kültür kurumlarını inşa etmeleri gerektiğini anlatıyordu.

1930’lara gelindiğinde bir tür “Siyah Musa” olarak görülen Garvey’in çok geniş bir coğrafyadaki takipçilerinin sayısı bir milyon civarındaydı.

Siyahların tarihindeki bu en büyük kitlesel harekete dâhil olanlar arasında Malcolm’un anne ve babası da bulunuyordu. İyi bir temel eğitim almış, akıcı Fransızca konuşan ve hırslı bir kadın olan annesi Louise ile siyah halkın hakları ve özgürlükleri hakkında vaazlar veren cesur ve kararlı babtist rahip Earl. Malcolm bu ailenin yedinci çocuğuydu.

Amerika’da siyahlar nihayet insan olarak görülmeye başlandıktan sonra, beyazlarla eşit haklara sahip olmaları gerektiği gündeme gelince, 1800’lerin ikinci yarısında Ku Klux Klan (KKK) adında, siyah karşıtı, ırkçı bir terör örgütü faaliyete başlamıştı. Beyaz çarşafların ardına gizlenerek dolaşan bu çapulcular, siyahların kazanmaya başladığı haklara, özgürlüklere ve siyah-beyaz eşitliğine karşı çıkmak amacıyla şiddete başvuruyor ve sistem tarafından korunmanın verdiği rahatlıkla her yerde terör estiriyordu.

Irkçılığın ve ayrımcılığın had safhada olduğu bir dünyada doğan Malcolm daha annesinin karnındayken KKK gruplarının saldırısına uğramış, babası yokken evlerine baskın düzenleyen Klan grubu hakaretler ve tehditler yağdırarak gözdağı verdikten sonra Little ailesine Omaha’yı derhal terk etmelerini bildirmişti.

Malcolm 4 yaşındayken bir gece yarısı ırkçı beyazlar tarafından evleri ateşe verildi. Ev yanarken aile fertleri apar topar kendilerini dışarı atmayı başardı ve bu felaket, can kaybı yaşanmadan atlatıldı.

Siyahlara ait kiliselerde Garvey’in düşüncelerini aktaran Earl Little, baskılar üzerine Omaha’dan Michigan eyaletinin Lansing şehrine taşındıysa da, kısa bir süre sonra orada da tehditler almaya başlamıştı.

Babası, çocuklarından sadece Malcolm’u, 5 yaşına geldiğinde Garveycilerin gizli toplantılarına katılmak üzere yanında getirmeye başlamıştı. Malcolm babasının toplantılardaki ateşli konuşmalarını hatırlıyordu:

“Toplantılar genellikle babamın birkaç kez ‘Ayağa kalk ey kudretli ırk! Ne istiyorsan yapabilirsin!’ deyip, peşinden bu sözü dinleyenlerin tekrarlamasıyla biterdi.”

 

Malcom X için bu özgün çalışma Mehmet Ali Başaran tarafından hazırlanmıştır. Tamamını http://mehmetalibasaran.com adresinden okuyabilirsiniz.

 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Malcolm X’in Portresi

Yorumlar

bu kişi hakkında ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Diğer Portreler

bunlar da ilgi çekebilir Portre Anasayfa
Can Akbel hayatını kaybetti!
Kişiler

Can Akbel hayatını kaybetti!

TRT spikerlerinden Can Akbel (81) İstanbul’da vefat etti. Akbel, 70’li yıllarda TRT’de sunduğu Güne Bakış adlı haber programıyla yepyeni bir akım yaratmıştı.

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.